Turbosquid'deki eski modelleri (yeşil zeminli olanı eski versiyon) elden geçirmeye başladım. Önce horozumuzun poligon akışını yeniden düzenledim ve 2 boyuta açtım (unwrap) Ve sonra da ZBrush'ta yeni öğrendiğim teknikle boyamaya başladım. Eskisi de oldukça berbatmış yahu.
6 Şubat 2007
Biraz da Horoz
Anlatan:
Barış
Saat:
03:00:00
0
yorum var
Etiketler: grafik
4 Şubat 2007
Bunları Sevdim
İki adreste yer alan fotoğrafların görülmesini tavsiye ediyorum. Resimlere tıklayarak ilgili adreslere ulaşılabilir.
Bunları Sevdim
Anlatan:
Barış
Saat:
21:18:00
0
yorum var
29 Ocak 2007
Mööö
İdare eder gibi...
Bu arada bir şey daha keşfettim. Modo'da renk kaplaması kanalında "gamma" parametresi olağan halinde, yani 1 değerinde kalırsa renk kaplaması rezalet görünüyor. Bunu 0.5'e çekince olması gerektiği gibi görünüyor. Nedense bunu fili render ederken farketmemiştim.
Mööö
Anlatan:
Barış
Saat:
04:07:00
5
yorum var
Etiketler: grafik
28 Ocak 2007
Biraz daha Zbrush

Pixologic sitesindeki ders videolarını izleyince daha öğrenecek ne kadar çok şey varmış dedim. Cahilliğimin farkına varmak da bugünün kârı oldu yani.
Kullanmak için alıştırma yaptığım bir iki araçla yaptığım model...
Biraz daha Zbrush
Anlatan:
Barış
Saat:
00:30:00
0
yorum var
Etiketler: grafik
24 Ocak 2007
16 Ocak 2007
13 Ocak 2007

Zbrush ile boyama yapmak konusunda ne kadar eksik olduğumu, bu fili boyarken anladım. Ve eksiğimi kapatmak için epey de adım attım. Örneğin "Image Plane" nesnesinin kullanımı hakkında hiç bir bilgim yoktu. Bir iki video indirip izledim ve bir şeyler kaptım. Netten indirdiğim fil resimlerinin çeşitli bölümlerinden doku alıp bunları Photoshop'ta benzer renk paletlerine oturtmak da ilk kez yaptığım bir işlemdi. Bu sayede Photoshop'daki araçlardan hiç kullanmadığım birini daha öğrenmiş oldum. Kaplama henüz yetersiz ve kabartı kaplaması olarak da aynı renk kaplamasını kullandım. Biraz daha çalışayım, daha iyi bir sonuca ulaşırım herhalde.
Anlatan:
Barış
Saat:
19:50:00
2
yorum var
Etiketler: grafik
11 Ocak 2007
29 Aralık 2006
28 Aralık 2006
26 Aralık 2006
23 Aralık 2006
22 Aralık 2006
20 Aralık 2006
18 Aralık 2006
Fil

Yeni bir modelleme projesi: fil. Referans resimler bulmaya çalıştım. Pek istediğim gibi açılar bulamadım. Resimleri iyice inceleyip anatomiyi kafama kazımaktan başka yol yok.
Fil
Anlatan:
Barış
Saat:
20:57:00
0
yorum var
Etiketler: grafik
14 Aralık 2006
TIME neler diyor?

Amerikan Time Dergisi, 2006 için "Yılın Adamı" anketi düzenlemiş. Birinci Chavez, ikinci Ahmedinecad. Artık rüzgârın yönü iyiden iyiye belli olmuş görünüyor.
TIME neler diyor?
Anlatan:
Barış
Saat:
23:46:00
0
yorum var
9 Kasım 2006
Bekleme
Yeni bilgisayar aldım, en iyisinden olsun, ondan da koy, bundan da ekle dedim, özendim. Alır almaz ekran kartı bozuldu. Gönderdim geri. Yirmi gün oldu, hâlâ gelecek. Çalışmalarıma devam edememek boşlukta gibi hissettiriyor kendimi. Bu arada bilgisayar bağımlılığı mevzusunda hangi noktaya geldiğimi de açıklıkla farkediyorum.Gün periyodu çok kötü kaydı. Düzeltmek gerekiyor. Böyleyken böyle.
Bekleme
Anlatan:
Barış
Saat:
02:50:00
1 yorum var
Etiketler: içimi dökerken
5 Ekim 2006
Kim Karar Veriyor

Zavallı dinozorlardık. Paylaşım diyorduk, fırsat eşitliği diyorduk. Zamanın çoook gerisinde kalmış "iyi niyetli" ütopyaları seslendiriyorduk.
Paylaşım rekabeti yok ederdi. O yüzden gelişmenin önünde engeldi. Emek vererek elde ettiğin bir şeyi neden başkasıyla paylaşacaktın ki. Her şeyin merkezinde birey vardı. Bireyin ilerlemesi ve diğer bireylerin önüne (her nasıl olursa olsun) geçmesi toplumsal ilerlemenin de kaynağıydı. Hem zaten reel sosyalizmin çözülüşü paylaşımın ve fırsat eşitliğinin insan doğasına aykırı olduğunu kanıtlamamış mıydı?
Uzatmaya hacet yok.
Zamanın gerisinde kalmayan "çağdaş" dostlarımız hep bunları söyledi yıllarca; dost acı söyler misali. Neredeyse inanacaktık.
Şimdilerde moda bir akım var. Bu akıma bir isim takmışlardır ama, henüz öğrenemedim. Bir kitap alıyorsun, okuyorsun. Dışarıda bir yerde, bitirdiğin mekânda bırakıp gidiyorsun, bir yerine not ve tarih düşerek. Kitabı bulan da okuyup aynı şeyi tekrarlıyor. Böyle böyle onlarca kişi tarafından okunup dünyayı dolaşan kitaplar varmış. Ne güzel, değil mi?
Bu akımda garip bir yan yok. Gariplik başka yerde. Geçmişte paylaşımın ve fırsat eşitliğinin olanaksızlığı üzerine bilge söylevler veren kişiler ya da kesimler şu an bu moda akımın uygulayıcısı ve propagandacısı konumunda.
Ne değişti de paylaşmaya karar verdiler? Ne değişti de, birilerinin para ödemek zorunda olmadan kitap okuyabilmesini savunur hale geldiler? Ne değişti de, rekabetçi insan doğasına aykırı bir yaşam tarzının unsurlarını kendi yaşamlarına soktular?
Kendi çıkarlarını her şeyin üstünde tutan bireylerden oluşan toplumun çıkarlarının da otomatik olarak yükseleceği düşüncesinin akıl dışı olduğunu fark mı ettiler? Fırsat eşitliği olmadan yaratılan rekabetinvahşi bir boğazlaşmaya dönüşeceği gerçeğine mi erdiler? Paylaşımın insan doğasının gerçeği olduğunu mu keşfettiler?
Evet demek isterdim. Ama ne yazık ki durumun açıklaması çok net ve kısa: Dün o modaydı, bugün de bu moda... Paylaşımı ve eşitliği taktıkları yok.
Bugün sıradışı bir trend olarak canla başla yaşama geçirmeye çalıştıkları şeyi biz yıllardır yapıyoruz. Kitaplarımız tekil anlamda bize ait değil. Birimiz bitirir, bir diğerimiz başlar. Alan kişilerin düştüğü notlar ve tarihler ilginç bir kronoloji oluşturur. Çoğu zaman "kaybolur". Başka bir yerde yaşamına devam eder. Kitap alamayacak durumda olduğu için okuyamayan arkadaşlarımız yoktur bizim.
"Amerika'yı yeniden keşfetmek" deyimini kullanacağım ama, ortada bir keşif de yok. İrade dışı bir taklidin ötesinden söz etmek çok güç. Umutlanmak istiyorum ama, yarınki trendin ne olacağını, taklitlerin nereye yöneleceğini kim bilebilir?
(Yukarıdaki penguen Devrim'in kitap ayıraçlarında olacak. Dün çizdim. Linux'un pengueninin kardeşidir. Ne de olsa özgür. Benzemesinde etik sorun yok.)
Kim Karar Veriyor
Anlatan:
Barış
Saat:
02:25:00
0
yorum var
Etiketler: içimi dökerken









