21 Eylül 2007

Demoklesi


Geçtiğimiz Pazartesi, ABD'deki Florida Üniversitesi. Demokrat Parti'nin 2004'teki başkan adayı John Kerry öğrencilere demokrasi şovu yapıyor. Meydan boş ya, Bush hakkında atıp tutuyor, sözümona eleştiriyor. Aklıma M. Ali Birand'ı getirdi. İletişim Fakültesi öğrencisi Andrew Meyer söz alıp soru soruyor;
"Başkan Bush hakkında ABD Temsilciler Meclisi'nde niçin dava açmıyorsunuz?" ve "Başkan Bush'un da üyesi olduğu Yale Üniversitesi bünyesinde kurulan gizli birime siz de üye misiniz?"

Polisler öğrenciyi engellemeye çalışıyor ve mikrofonunun sesini kesiyorlar. Sorusuna devam etmek isteyince de zorla gözaltına alıyorlar. Daha sonra öğrencilerin gözü önünde yatırıp elektrik veriyorlar. Bir insan evladının kalkıp müdahale etmemesi insanı çileden çıkarıyor. Meyer 5 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacakmış.

İşte demokrasi! Eğer dönen korkunç dolapları görmezden gelir ve sessiz kalırsanız sizin için demokrasi var. Size yasaklananlar haricinde her şeyi yapabilir her haltı yiyebilirsiniz. Ama eğer ki, kafanıza takılan şeyler varsa ve yanıtlarını merak ediyorsanız demokrasinin alanı dışında kalıyorsunuz ve birdenbire ortaçağın engizisyoncularıyla burun buruna geliyorsunuz. İşte bize "demokrasi" inşa etmekte olan Tayyip'ler, Gül'ler de böyle bir demokrasiden ilham almaktadırlar. Birand'ın AB yalanlarını huşu içinde, hayranlıkla izleyen öğrencilere ne kadar "demokrat", şüphelerini dile getirenlere karşı ne kadar gaddar ve saygısız olduğunu hepimiz gördük. İstedikleri ABD'deki gibi, deli saçması bir demokrasidir. İstedikleri, Meyer gözaltına alınıp elektrik işkencesine uğrarken yerinden kıpırdamayan hayvanlar sürüsünün benzerini yaratmaktır. Kılavuzumuz bir kargadır. İtirazı olan var mı?


Share/Bookmark

4 yorum var:

sahaf dedi ki...

ana haber bülteninde izlemiştim bu görüntüleri.izlediklerimizden sonra; anarşizm,
yeterince meşru görünüyor bence, bu muamele anarşizmi yeterince haklılaştırıyor.

devrim gür dedi ki...

demokrasi için, "atların atları eşeklerin eşekleri seçmesi" de derler:)

mYbiSgeN dedi ki...

bu yazılanlar bana üniversite öğrencisi iken yaşadığım bir olayı hatırlattı. bir müzik grubunun gitarcısıydım. bir üniversitede siyasi bir etkinlik için sahne alacaktık. rektörlük konseri iptal ettiler. bir grup öğrenci demokratik hakkımızı kullanarak bunu protesto etmek istedik. üniformalı kardeşler yaklaşık 300 kişilik öğrenci grubunun içinden bizi - müzisyenleri sadece- gözaltına almak istedi. üniformalı dediğim 3 kişiydi. o kalabalık " yılgınlık yok direniş var!" diye bağıradursun, bizi öylesine rahat aldılarki... o gün anladımki, direniş mireniş yok, varsa da kendi korkularına karşı bir direniş var.
böylesi bir sürü olay hatırlıyorum. yaşadıklarımdan öğrendiğim çok şey var.

Barış dedi ki...

Sevgili Sahaf, dikkat ettiysen burada asıl dehşet verici olan, birbirinden koparılmış, birbirine sahip çıkmaktan aciz insanların varlığı. Anarşizm de birlikte hareket etmeyi, örgütlü olmayı dışlar. Emin ol bu kuru kalabalıkta nice anarşistler vardır. Ama kopmuşlar bir kere. Onlar kendi ifadeleriyle "önce birey"dir.

Sevgili mybisgen, anlattıklarına zıt örnekler de gördüm. O kadar umutsuz olmamalı.