12 Şubat 2008

Tercih

Birkaç ay önce bizim evin karşısındaki virane evin kiracısı değişti. Önceki yumurta satıyordu, bu seferki kâğıt topluyor.

İşini bu kadar ciddiyetle ve disiplinle yapan bir kâğıt toplayıcısı görmemiştim. Her gün sabah 8'den itibaren civardaki işyerlerinden topladığı karton kolileri, hurda kâğıtları evin önüne getiriyor, güzelce ezip büyük çuvallara dolduruyor ve eski model binek Ford Transit'inin içine ve tepesine yüklüyor. Genellikle hava kararana kadar hiç durmadan çalışıyor.

50-55 yaşlarında, babacan tavırlı, güler yüzlü. Kır bıyıkları yanlardan iyice sarkık, belli ki '78 dönemi ülkücülerinden. Çevreyle iyi ilişkileri var, herkese selâm veriyor, sohbet ediyor.

Birkaç ay önce belediyemiz evlere mavi poşetler dağıtmıştı. Plastik atıkları doldurup cumartesi günleri dolaştıracakları araçlara verelim diye. İlk hafta düşünmeden, dedikleri gibi yaptım. Sosyal hizmetlerden iyice çekilip bu hizmetleri birkaç yandaş firmaya peşkeş çeken belediyemizin kimbilir hangi yandaş şirketine avanta sağlayacak bu girişimine düşünmeden destek oluşuma utandım bir gün.

Yeni komşuma vermeye başladım biriktirdiklerimi. Başladım ama, garip şeyler de üşüştü kafama. Neredeyse tüm tüketim tarzımın dökümü o mavi torbada. Peynir kutusu, yoğurt kapları, içecek şişeleri, çerez ambalajları, alpella kutuları, şu, bu. Muhtemelen bunların çoğunu tüketemeyen o amcaya torbaları verirken utanmaya başladım. Hattâ onun sokakta olmadığı zamanları kollayıp çaktırmadan bırakıyorum bazen.

Orta sınıf ve alt sınıf olarak (aslında yediğim içtiğim aldatıcı olmasın, birçok yönden alt sınıflardan beter yaşıyorum) aramızdaki duvarın üzerine bir de dikenli tel geren şu olaya bak. Dert sendedir, derman bendedir ey parya halkım. Ama şu feleğin işine bak ki, sen içten içe benden nefret edersin. Boş alpella kapları öfkeni bilemektedir belki her gün. Belki ortalık azıcık karışsa beni bir kaşık suda boğacaksındır. Kısır döngü de sürecek, sürecektir hep.


Share/Bookmark

2 yorum var:

inte dedi ki...

Her davranışımızı nasıl da sorguluyoruz.Bizim çöp olarak gördüğümüz ürünleri toplayan azimli amcaya yardım ederken bile "amca bunu yiyemiyordur" düşüncesine kapılıp vazgeçiyoruz, hareketimizi yanlış buluyoruz.Araya dolu alpella kutusu koysak onun ağrına gideceğini düşünüp yine vazgeçeriz.Nasıl içinden çıkacağız bu düşüncelerin? Ciddi bir kısır döngünün içerisindeyiz.

sessiz gemi dedi ki...
Bu yorum bir blog yöneticisi tarafından silindi.